Bozkırın ayazında çelikleşir yüreğim,
Ne korku tanırım ne eğilen baş.
Atalarımın gölgesi yürür önümde,
Külünden doğan bir milletin yankısı var.
Ergenekon’dan kopup gelen bir çağrıdır bu,
Demir dağlar hâlâ çınlar kulaklarımda.
Bir kurt ulur gecenin en yüksek yerinde,
Yolumu çizer göğün yıldızlarında.
Kanımda dalgalanan kadim bir sancak,
Adını söylesem gök titrer: Türk!
Yeryüzü dar gelir diz çökenlere,
Ama bozkır, diz çökmeyenlere yurt olur.
Ne sevda durdurur yürüyen adımımı,
Ne dünya malı çözer töre bağımı.
Çünkü bir ülkü var ufkun ötesinde,
Adı Turan’dır, yanan gönlümde!
Bir gün düşersem al bayrağımın koynuna,
Bir avuç toprak örter bedenimi belki.
Ama bilirim rüzgârda dalgalanacak adım,
Analar ve yiğitlerin sesiyle çağlar boyunca.
Çünkü vatan için yanan yüreklerin,
Ölümle susmaz, küllenmez ateşi.
Bu millet yaşadıkça gök altında,
Sürer Ergenekon’dan doğan şanlı kudreti!
